6 yıl önce · Serap Bilgen · 0 yorum
Duygusal Yeme
Yiyecek olmadan yapabileceğimiz bir şey değil. Ancak, bazı insanlar için yemek, beslenmenin önüne geçerek başka bir işlev görmeye başlar. Henüz evrensel olarak kabul edilmiş bir yeme bağımlılığı tanımı olmasa ve kavram tartışmalı olsa da araştırmalar; bazı gıdaların ve gıda kombinasyonlarının bağımlılık yaratabileceği fikrini giderek daha fazla desteklemektedir. Örneğin, şekerli, yağlı ve tuzlu yiyecek kombinasyonlarının, beynin ödül merkezini etkilediği ve haz aldığımızda salgılanan dopaminin aşırı salınımına neden olduğu bilinmektedir.
Duygusal yeme sorunu olan kişiler, yaşadıkları bu yeme döngüsünü durdurmak isterler ancak buna ya hiç başlayamazlar ya da kendilerini kısa bir süre tutup sonrasında bırakarak eskisinden daha şiddetli bir şekilde yeme atakları yaşarlar. Genellikle, belli dönemlerde diyet yapmaya çalışırlar. Ancak, kötü hissettikleri bir anda tetiklenerek yeme atakları yaşayabilirler. Araştırmalar, üzgün, tükenmiş, stresli, sıkıntılı, öfkeli, depresif, yetersiz, değersiz, suçlu ve yalnız hissedilen anlarda atak yaşama olasılığının yüksek olduğunu göstermektedir.
Yemek yeme, geçici olarak verdiği rahatlama hissi nedeniyle rahatsız edici duygulardan uzaklaşmak için kullanılır. Yiyerek rahatsız edici duygulardan uzaklaşmaya çalışma; bir çeşit kaçma savunma mekanizmasının kullanımıdır. Etkili bir baş etme yöntemi olmasa da yemek yiyerek rahatsız edici duyguları bir süreliğine bastırmak mümkündür. Ancak yedikten sonra suçluluk ve pişmanlık duyguları içe oturuverir. Kendini kaybedercesine yeme davranışı, genellikle otomatik gelişir; beynin düşünsel kısmı dahil olana kadar iş işten geçmiştir.