5 gün önce · Serap Bilgen · 0 yorum
Her Şeyi Kontrol Etme İhtiyacı ve Belirsizliğe Tahammül Edememek
Bazen insan ne kadar kontrol etmeye çalışsa da içindeki tedirginlik geçmez. Zihin sürekli “Ya şöyle olursa?” diye yeni ihtimaller üretir. Belki de burada asıl mesele kontrolü kaybetmek değil, belirsizliğin yarattığı kaygıyla kalmanın zor gelmesidir.
Dışarıdan bakıldığında bu durum planlı olmak, sorumluluk sahibi olmak ya da tedbirli olmak gibi görünebilir. Hatta çoğu zaman kişi de kendisini böyle tanımlayabilir. Oysa bazen mesele, düzeni sevmek değildir. Asıl mesele, belirsizliğin yarattığı kaygıyla baş edememektir.
Çünkü kontrol etme ihtiyacı çoğu zaman sadece kontrol etmeyi istemekten kaynaklanmaz. Daha çok kontrolü kaybettiğinde ne olacağından, o durumla nasıl baş edeceğinden ve neler hissedeceğinden korkmakla ilgilidir. İşte bu yüzden kişi yalnızca davranışlarını değil; insanları, ilişkileri, geleceği, hatta kendi duygularını bile kontrol etmeye çalışabilir.
İlk başta bu kontrol etme çabası rahatlatıyor gibi gelebilir. Ama bir süre sonra tam tersi olur. Kişinin kontrol etmeye çalıştığı şeyler arttıkça, kaygı da azalmak yerine büyümeye başlar. Çünkü hayatın tamamını kontrol etmek mümkün değildir.