Hata: İletişim formu bulunamadı.

Schedule a Visit

Nulla vehicula fermentum nulla, a lobortis nisl vestibulum vel. Phasellus eget velit at.

Call us:
1-800-123-4567

Send an email:
monica.wayne@example.com

Duyarsızlaştırma Terapisi ile Travmaların Yeniden İşlenmesi

1 yıl önce · · 0 yorum

Duyarsızlaştırma Terapisi ile Travmaların Yeniden İşlenmesi

Travmalar, bireylerin zihinsel ve duygusal sağlığını derinden etkileyen, bazen yaşam boyu iz bırakan deneyimlerdir. Son yıllarda, insanlar tarafından duyarsızlaştırma terapisi olarak da adlandırılan EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme), travma üzerinde etkinliği kanıtlanmış bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Duyarsızlaştırma terapisi, bireyin travmatik anılarına yönelik algısını değiştirmeyi ve bu anılara yüklenen olumsuz duygusal tepkileri hafifletmeyi amaçlayan bir yaklaşımdır.

Bu yazıda, duyarsızlaştırma terapisi ile travmaların nasıl yeniden işlendiği, beyin üzerindeki etkileri ve duygusal yükü hafifletme mekanizmaları bilimsel kaynaklarla desteklenerek ele alınacaktır.

 

Duyarsızlaştırma Terapisinin Travma Üzerindeki Etkisi

 

Duyarsızlaştırma terapisi, travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) başta olmak üzere, kaygı ve depresyon gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanılır. Bu terapinin temel amacı, travmatik anıların nöral ağlarda yeniden işlenmesini sağlamaktır.

EMDR terapisi sırasında, danışan travmatik anıyı zihninde canlandırırken terapist, göz hareketleri veya diğer bilateral (iki yönlü) uyaranlarla (dokunsal veya işitsel) beynin sağ ve sol yarımküreleri arasında iletişimi artırarak beynin bu anıyı işlemesine yardımcı olur. Bu süreç, anının duygusal şiddetini azaltarak “adaptif bir şekilde depolanmasını” sağlar (Shapiro, 2017). Yani, bu terapi, bireyin travmatik anıyı yeniden işlemesine ve bu anıya bağlı olumsuz duygusal tepkilerin azalmasına yardımcı olur. Bu süreç, beynin travmatik anıyı daha az acı verici bir şekilde depolamasına olanak tanır.

Araştırmalar, EMDR uygulanan bireylerde travma sonrası stres bozukluğu semptomlarının anlamlı bir şekilde azaldığını göstermektedir (Chen ve ark., 2014, Van der Kolk, 2018). Özellikle savaş gazileri ve cinsel saldırı mağdurları üzerinde yapılan çalışmalar, terapinin flashback’ler (geçmişte yaşanan travmatik olaya ait görüntülerin ani bir şekilde zihinde canlanması ve yeniden yaşanması) ve hipervijilans (sürekli gergin ve tetikte olma hali) gibi semptomları önemli ölçüde hafiflettiğini kanıtlamıştır (Van der Kolk, 2018).

Duyarsızlaştırma terapisi, yalnızca travmanın etkisini hafifletmekle kalmaz, aynı zamanda bireyin travmaya ilişkin algısını değiştirerek, yaşanan olayları daha sağlıklı bir şekilde değerlendirmesine yardımcı olur. Ayrıca, travmanın tetiklediği yoğun duygusal tepkileri azaltarak bireyin günlük yaşamına daha işlevsel bir şekilde devam etmesini sağlar.

 

 

Travmaların Beyin Üzerindeki İzlerini Silmek Mümkün mü?

 

Travma, beynin belirli bölgelerinde nöroplastisiteyi (beynin kendini yeniden yapılandırma yeteneği) etkileyerek uzun vadeli değişikliklere yol açabilir. Özellikle, amigdala, hipokampus ve prefrontal korteks travmatik anıların işlenmesinde kritik roller oynar:

Amigdala, korku ve tehdit algısıyla ilişkilidir. Travma sonrası, amigdala aşırı duyarlı hale gelerek bireyin tehlikeli durumalara karşı aşırı tepki vermesine neden olabilir (Rauch ve ark., 2006). Amigdala tarafından travma ile ilişkili her şey genellendiği için travmadan sonra tehlikeli olmayan durumlarda dahi aşırı uyarılmışlık durumu sürdürülür.

Hipokampus, anıların düzenlenmesi ve zaman içinde zayıflamasında rol oynar. Travmaya maruz kalan bireylerde, hipokampus küçülebilir ve anıların sağlıklı şekilde işlenmesi zorlaşabilir (Bremner, 2006).

Prefrontal korteks, duyguların düzenlenmesinden sorumludur ve travma sonrası bu bölgenin aktivitesi azalabilir, bu da bireyin mantıklı düşünme becerilerini etkileyebilir (Shin ve ark., 2006).

Amigdala (korku merkezi) ve prefrontal korteks (mantıksal düşünme merkezi) arasındaki iletişim bozulduğunda, travmatik anılar donmuş” hale gelir. Bu durum, kişinin anıyı geçmişte kalmış bir deneyim olarak değil, “sürekli bir tehdit” olarak algılamasına yol açar (Bremner, 2006). Yani, olay geçmişte yaşanmış gibi değil halen yaşanıyor gibi hissedilir.

Travmatik olaya ait tüm ayrıntılar çok canlıdır, zaman kavramı bozulmuştur. Duyarsızlaştırma terapisi, bu donmuş anıların çözülmesine yardımcı olur.EMDR, bu beyin bölgelerinde dengeyi yeniden sağlayarak travmatik anıların duygusal yükünü azaltabilir. Yapılan nörogörüntüleme çalışmaları, EMDR’nin amigdala aktivitesini azalttığını, prefrontal korteksin işlevini güçlendirdiğini (Pagani ve ark., 2012), hipokampusun (anı depolama merkezi) aktivasyonunu arttırdığını ve travmatik anıların yeniden işlenerek uzun süreli belleğe entegre edilmesinin sağlandığını göstermektedir (Stickgold, 2002). Amigdala aktivitesinin azalması travma sonrası travmayla ilişkili görünen her şeyin zihinde tehdit olarak algılanmaması, aşırı uyarılmışlık durumunun yatışması anlamına gelir

Ancak, travmanın beyindeki izlerini “silmek” mümkün değildir. Terapinin amacı, bu izlerin duygusal yükünü nötralize etmek ve işlevselliği geri kazandırmaktır. Terapi ile beynin bu anıları daha az acı verici bir şekilde depolaması sağlanır.

Duyarsızlaştırma terapisi ve diğer psikoterapi yöntemleri sayesinde bu izler nöroplastisite yoluyla yeniden şekillendirilebilir.

 

 

Duyarsızlaştırma ile Travmanın Duygusal Yükünü Hafifletmek

 

Travmatik olaylar, bireyin zihinsel dünyasında yalnızca bilişsel değil, aynı zamanda duygusal ve fizyolojik düzeyde de etkiler bırakır. Bu etkiler arasında anksiyete, depresyon, panik ataklar ve uyku bozuklukları gibi belirtiler yer alabilir.

Travmalar, genellikle kişide suçluluk, utanç ve çaresizlik gibi duyguları tetikler. Duyarsızlaştırma terapisi, bu duyguların **bilişsel çarpıtmalarla bağlantısını kopararak** yeniden yapılandırılmasını sağlar. Örneğin, “Ben değersizim” gibi bir inanç, terapide “Bu olay benim kontrolümde değildi” şeklinde dönüştürülür (Lanius ve ark., 2010).

EMDR’nin duygusal yükü hafifletmedeki etkisi, duygusal regülasyon mekanizmalarını güçlendirmesinden kaynaklanır. Terapi sırasında, birey travmatik anıya maruz kalırken aynı anda güvenli bir ortamda olduğunu hisseder. Bu durum, beynin korku tepkisini yeniden düzenlemesine ve anıyı “tehlike olarak kodlamaktan vazgeçmesine olanak tanır.

Bu teknik, bireyin travmayı yeniden yaşamak yerine, travmayı geçmişte kalan bir deneyim olarak görmesini sağlar. Böylece, kişi yaşadığı olaylara dair daha dengeli bir bakış açısı geliştirebilir.

Özetle;

Duyarsızlaştırma terapisi, travmaların yeniden işlenmesinde hem nörolojik hem de psikolojik mekanizmaları harekete geçiren bütüncül bir yaklaşımdır. Travmanın izlerini tamamen silmese de bu izlerin yaşam kalitesini bozmasını engeller. Travmanın duygusal yükünü hafifleterek bireyin geçmişte sıkışıp kalmaktan kurtulmasına ve geleceğe umutla bakmasına yardımcı olur. EMDR gibi yöntemler, travma mağdurlarının geçmişle barışarak geleceğe odaklanmalarını sağlar. 

 

Emdr Yöntemi ile ilgili daha fazla bilgi edinmek isterseniz tıklayınız.

 

***Sayfa içeriği bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için hekiminize başvurunuz.

 

Kaynaklar

American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (DSM-5).

Bremner, J.D. (2006). Traumatic stress: Effects on the brain. Dialogues in Clinical Neuroscience, 8(4), 445-461.

Chen Y-R, Hung K-W, Tsai J-C, Chu H, Chung M-H, et al. (2014) Efficacy of Eye-Movement Desensitization and Reprocessing for Patients with Posttraumatic-Stress Disorder: A Meta-Analysis of Randomized Controlled Trials. PLoS ONE 9(8): e103676. doi:10.1371/journal.pone.0103676

Lanius, R.A., Vermetten, E., & Pain, C. (2010). The Impact of Early Life Trauma on Health and Disease: The Hidden Epidemic. Cambridge University Press.

Shapiro, F. (1989). Eye movement desensitization: A new treatment for post-traumatic stress disorder. Journal of Behavior Therapy and Experimental Psychiatry.

Shapiro, F. (2017). EMDR Terapisi: Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme. Okuyanus

Stickgold, R. (2002). EMDR: A putative neurobiological mechanism of action. *Journal of Clinical Psychology, 58*(1), 61-75.

Van der Kolk, B. (2018). Beden Kayıt Tutar: Travmanın İyileşmesinde Beyin, Zihin ve Beden. Nobel Yaşam.

Kategoriler: EMDR

Bir yanıt yazın

error: İçerik Korunuyor!