Hata: İletişim formu bulunamadı.

Schedule a Visit

Nulla vehicula fermentum nulla, a lobortis nisl vestibulum vel. Phasellus eget velit at.

Call us:
1-800-123-4567

Send an email:
monica.wayne@example.com

Deprem Sonrası Psikolojik Etkiler ve Deprem Korkusu

6 yıl önce · · 0 yorum

Deprem Sonrası Psikolojik Etkiler ve Deprem Korkusu

Deprem, yalnızca yaşandığı anla sınırlı kalmayan, sonrasında da bir süre kendimizi güvende hissetmekte zorlanmamıza neden olabilen bir yaşantıdır. Deprem bittikten sonra en küçük bir sarsıntıda bile irkilebilir, gece uyumakta zorlanabilir, tekrar deprem olacakmış gibi hissedebilir ya da bulunduğumuz binanın güvenli olup olmadığını sürekli kontrol etme ihtiyacı duyabiliriz.

Özellikle depremin hemen sonrasında kaygı, korku, uykusuzluk, aşırı irkilme, çarpıntı, nefes alışverişinde değişiklik, dikkati toplamakta zorlanma ve sürekli tetikte olma gibi tepkiler görülebilir. Bunlar yaşanan olağanüstü bir olayın ardından ortaya çıkabilen stres tepkileridir ve birçok kişide genellikle zaman içerisinde azalır.

Ancak herkes depremden aynı şekilde etkilenmez. Depremin şiddeti, kişinin deprem sırasında yaşadıkları, yaralanma, enkaz altında kalma, bir yakınını kaybetme, daha önce yaşanan zorlayıcı deneyimler, kişinin sahip olduğu sosyal destek ve deprem sonrasında güvenli yaşam koşullarına ulaşıp ulaşamaması gibi birçok etken, kişinin depremden psikolojik olarak ne ölçüde etkileneceğinde rol oynar.

Deprem Sonrasında Neden Sürekli Tetikte Hissedebiliriz?

Deprem gibi beklenmedik ve kontrol edemediğimiz bir olay yaşadığımızda tehlike ortadan kalksa bile bir süre çevremizdeki olası tehlikelere karşı daha duyarlı olabiliriz.

En küçük bir ses ya da titreşim Yine deprem mi oluyor?” düşüncesini ortaya çıkarabilir. Gece uyurken yeniden deprem olacağından endişe edebilir, evde yalnız kalmakta zorlanabilir ya da sürekli lambalara ve çevremizdeki nesnelere bakarak sallanıp sallanmadıklarını kontrol edebiliriz.

Burada aslında anlaşılması gereken önemli bir nokta vardır: Deprem bitmiş olsa da kişinin kendisini yeniden güvende hissetmesi zaman alabilir.

Deprem, Kaygı ve Panik

Deprem sonrasında yoğun kaygı yaşandığında bedensel tepkiler de ortaya çıkabilir. Kalp daha hızlı atabilir, nefes alışverişi değişebilir, kişi titreyebilir, terleyebilir ya da kötü bir şey olacakmış gibi hissedebilir.

Bazen bu belirtilerin kendisi de kişiyi korkutmaya başlayabilir. Kontrolümü kaybedeceğim”, Bana bir şey olacak” ya da Bu korku hiç geçmeyecek” gibi düşünceler ortaya çıkabilir. Kaygının bedensel belirtileri oldukça yoğun hissedilebilir.

Deprem Sonrasında Suçluluk Yaşanabilir mi?

Depremde bir yakınını kaybeden ancak kendisi hayatta kalan bazı kişiler suçluluk hissedebilir.

Neden ben kurtuldum?”, Keşke şunu yapsaydım”, Onu kurtarabilir miydim?” gibi düşünceler tekrar tekrar zihne gelebilir. Kişi gerçekte kontrol edemeyeceği bir durumdan kendisini sorumlu tutabilir. Böyle bir kaybın ardından üzüntü, özlem, öfke, çaresizlik ve suçluluk gibi farklı duyguların ortaya çıkması mümkündür. Yasın nasıl yaşandığı da kişiden kişiye değişebilir.

Deprem ve Travma Sonrası Stres

Şiddetli bir deprem bazı kişiler için travmatik bir yaşantı olabilir. Depremin ardından bazı kişilerde yoğun stres tepkileri görülebilir. Bu tepkiler zaman içerisinde azalabilirken bazı kişilerde daha uzun süre devam edebilir. Deprem gibi travmatik bir yaşantının ardından travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) da gelişebilir. Ancak deprem yaşayan herkesin TSSB geliştireceğini söylemek doğru değildir.

Deprem Sonrasında Ruh Sağlığımızı Nasıl Koruyabiliriz?

  • Depremin hemen ardından kendimizi eskisi gibi hissetmememiz anlaşılabilir bir durumdur. Bu dönemde ilk ihtiyaçlarımızdan biri yeniden güvenlik duygusunun oluşmasıdır. Barınma, beslenme, uyku ve güvenli bir ortam gibi temel ihtiyaçların karşılanması bu nedenle önemlidir.
  • Yaşadıklarımızı, duygularımızı güvendiğimiz kişilerle paylaşmak ve yakınlarımızla bağlantıda kalmak destekleyici olabilir. Yaşadıklarımızı, duygularımızı paylaşmak, bunları kelimelere dökmek yaşananları anlamlandırmaya yardımcı olabilir. Ancak herkes yaşadıklarını hemen anlatmak istemeyebilir. Kişiyi konuşmaya zorlamak yerine, konuşmak istediğinde yanında olmak daha uygun olabilir.
  • Deprem görüntülerini ve haberlerini sürekli takip etmek bazı kişilerde kaygının artmasına neden olabilir. Özellikle sosyal medyada aynı görüntüleri tekrar tekrar izlediğinizi fark ediyorsanız, haberleri takip ettiğiniz zamanı sınırlamak iyi olabilir.
  • Çocukların depremle ilgili görüntülere tekrar tekrar maruz kalmasını azaltmak önemlidir. Çocuk yaşananlarla ilgili soru soruyorsa yaşına uygun, sade ve gerçekçi açıklamalar yapılabilir. Ağlamasına, korkusunu anlatmasına ve aynı soruyu tekrar tekrar sormasına izin verilebilir. Çocuğa her şeyin kesinlikle güvende olduğunu söylemek yerine, yetişkinlerin onu korumak için neler yaptığını anlatmak daha gerçekçi olabilir.
  • Bedenimize de biraz daha özen göstermek gerekir. Uyuyabilmek, yeterli beslenmek, yakınlarımızla bağlantıda kalmak, günlük rutinlere mümkün olduğu ölçüde geri dönmek, yürümek, doğada bulunmak, ibadet etmek ya da kişiye iyi gelen başka faaliyetlere yer vermek destekleyici olabilir.
  • Barınma, ısınma ve beslenme gibi temel ihtiyaçların karşılanması, kişinin yeniden güvenlik duygusu oluşturabilmesi açısından önemlidir. Yakınlarıyla bağlantıda kalabilmesi, yalnız olmadığını hissetmesi ve ihtiyaç duyduğunda sosyal ve psikolojik desteğe ulaşabilmesi de bu süreçte destekleyici olabilir. Günlük yaşamın mümkün olduğunca yeniden kurulması, deprem sonrasındaki psikolojik uyum sürecini destekleyebilir.
  • Burada amaç Bir an önce normale dönmeliyim” diye kendimizi zorlamak değildir. Deprem olağanüstü bir yaşantıdır ve sonrasında bir süre olağandışı hissetmek de anlaşılabilir.

Deprem Korkusu Ne Zaman Daha Fazla Üzerinde Durulması Gereken Bir Hale Gelir?

Depremden sonra bir süre korkmak tek başına psikolojik bir sorun olduğu anlamına gelmez. Ancak zaman geçmesine rağmen korkunun azalmaması, giderek artması veya kişinin günlük yaşamını belirgin biçimde kısıtlamaya başlaması üzerinde durulması gereken bir durum olabilir.

Örneğin kişi güvenli olduğu değerlendirilen bir binaya girmekte uzun süre zorlanıyor, sürekli kaçış yollarını kontrol ediyor, uyuyamıyor, işe ya da günlük yaşamına dönmekte güçlük çekiyor veya yoğun korku nedeniyle yaşamını önemli ölçüde kısıtlıyorsa yaşadığı belirtilerin daha ayrıntılı değerlendirilmesi düşünülebilir.

Deprem ve EMDR

EMDR, travmatik ve zorlayıcı yaşantılarla çalışılırken kullanılan yöntemlerden biridir. Özellikle travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) alanında EMDR üzerine çok sayıda bilimsel çalışma bulunmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), yetişkinlerde TSSB için değerlendirilebilecek psikolojik müdahaleler arasında EMDR’ye de yer vermektedir.

Depremle ilişkili bir EMDR çalışmasında kişinin yaşadığı deprem anı, deprem sırasında kendisini en çok zorlayan görüntüler ve deneyimler, kayıplar, çaresizlik ya da ölüm korkusu gibi yaşantılarla bugün ortaya çıkan tepkiler arasındaki bağlantılar üzerinde durulabilir. Bazı kişiler depremi hatırladıklarında görüntülerin hâlâ çok canlı olduğunu, sanki olay yeniden yaşanıyormuş gibi yoğun duygu ve bedensel tepkiler ortaya çıktığını ifade edebilir. EMDR çalışmalarında bu tür travmatik anılar ve bunlarla ilişkili duygu, düşünce ve bedensel tepkiler ele alınabilir.

EMDR’nin deprem sonrasında kullanımı Türkiye’de de uzun bir geçmişe sahiptir. 1999 Marmara Depremi’nden 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerine kadar farklı dönemlerde, EMDR Travma İyileştirme Grubu (EMDR-HAP) tarafından depremden etkilenen kişilere yönelik psikolojik destek çalışmaları yürütülmüştür.

 

***Bu yazı, deprem sonrası görülebilecek psikolojik tepkiler ve travma alanındaki güncel bilimsel kaynaklardan yararlanılarak bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler kişiye özel değerlendirme, psikiyatrik tanı veya tıbbi tedavi önerisi niteliğinde değildir. Psikiyatrik değerlendirme, tanı veya tıbbi tedavi gerektiren durumlarda psikiyatri uzmanına başvurulmalıdır.

Yararlanılan Kaynaklar

World Health Organization. (2023). Post-traumatic stress disorder (PTSD): Psychological interventions for adults.

EMDR Derneği. Türkiye’deki EMDR’ın tarihçesi.

EMDR Derneği. EMDR Travma İyileştirme Grubu (EMDR-HAP).

Konuk, E., Knipe, J., Eke, İ., Yüksek, H., Yurtsever, A., & Ostep, S. (2006). The Effects of Eye Movement Desensitization and Reprocessing (EMDR) Therapy on Posttraumatic Stress Disorder in Survivors of the 1999 Marmara, Turkey, Earthquake. International Journal of Stress Management.

Shapiro, F. (2016). EMDR: Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme – Temel Prensipler, Protokoller ve Prosedürler. İstanbul: Okuyan Us Yayınları.

Van der Kolk, B. A. (2018). Beden Kayıt Tutar. Pegasus Yayınları.

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , Kategoriler: Genel

error: İçerik Korunuyor!