Hata: İletişim formu bulunamadı.

Schedule a Visit

Nulla vehicula fermentum nulla, a lobortis nisl vestibulum vel. Phasellus eget velit at.

Call us:
1-800-123-4567

Send an email:
monica.wayne@example.com

Tutsaklıktan Özgürlüğe

6 yıl önce · · 0 yorum

Tutsaklıktan Özgürlüğe

Bazen farkında olarak ancak çoğunlukla farkında bile olmadan kendimize koyduğumuz sınırlar, zincirler var; başarıyla ilgili, ilişkilerle ilgili, aslında tüm yaşamımızla ilgili. Kendimize ne kadar izin verirsek o kadarına erişebiliyoruz. Neye inandığımız, kendimize ve yaşamımıza nasıl baktığımızı da etkiliyor. Sınırlarınızın, alanınızın genişlediğini; zihninizde size engel olan bazı inançların ve duyguların değişmeye başladığını, kendinizi daha özgür hissettiğinizi bir düşünsenize…

Bize, hayallerimize, yaşamımıza engel olan yetersizlik, güçsüzlük, kusurluluk, değersizlik gibi kök inançlar ve duygular vardır. Bu inanç ve duyguların kökleri genellikle erken dönem yaşantılarımızla ilişkilidir. Geçmiş yaşantılarımızla bugün kendimiz hakkında neye inandığımız arasındaki bağlantılara bakmak ve bunlar üzerinde çalışmak, geçmişte oluşmuş bazı olumsuz inançların zamanla gücünü kaybetmesine ve kişinin kendisine bugün daha farklı bir yerden bakabilmesine alan açabilir.

Sosyal Kaygı Nedir? Neden Olur ve Nasıl Ele Alınabilir?

6 yıl önce · · 0 yorum

Sosyal Kaygı Nedir? Neden Olur ve Nasıl Ele Alınabilir?

Topluluk önünde bir konuşma yaparken aniden söyleyeceklerinizi unuttuğunuz, kendinize güveninizi kaybettiğiniz ya da herkesin size baktığını düşündüğünüz oldu mu?

Sosyal yaşamınızda ya da iş yaşamınızın herhangi bir anında kendinizi yetersiz hissettiğiniz ve sanki çevrenizdeki insanlar sizin ne kadar kaygılı olduğunuzu fark ediyormuş gibi düşündüğünüz oldu mu?

Sosyal kaygı yalnızca topluluk önünde konuşmayla ilgili değildir. Yeni insanlarla tanışmak, bir toplantıda söz almak, kalabalık bir ortamda yemek yemek, fikirlerini ifade etmek, birşeye itiraz etmek ya da dikkatlerin üzerinde olduğunu hissetmek de bazı kişiler için yoğun kaygı yaratabilir.

Birçok kişi bu kaygıyla baş etmek için kaygılandığı durumlardan uzak durmaya çalışır. Konuşmamayı, geri planda kalmayı, toplantıda söz almamayı ya da kendisini göstereceği durumlardan kaçınmayı tercih edebilir. Bu durum kısa süre için rahatlatıcı olabilir. Ancak zamanla kişinin yapmak istediği şeyleri yapmasını, ilişkilerini ve iş yaşamını kısıtlamaya başlayabilir.

Sosyal Kaygının Altında Ne Olabilir?

EMDR’nin Acı Anılar Üzerindeki Etkisi Nedir?

7 yıl önce · · 0 yorum

EMDR’nin Acı Anılar Üzerindeki Etkisi Nedir?

EMDR; Eye Movement Desensitization and Reprocessing kelimelerinin baş harflerinin kısaltmasıdır. Türkçede Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme anlamına gelir.

EMDR; özellikle travmatik ve örseleyici yaşam deneyimleriyle çalışmada kullanılan yapılandırılmış bir psikoterapi yaklaşımıdır. Uygulama sırasında göz hareketleri, işitsel ya da dokunsal uyaranlar gibi çift yönlü uyarımlardan yararlanılır.

EMDR’nin nasıl etki gösterdiğini açıklamaya yönelik farklı bilimsel modeller bulunmaktadır. Etki mekanizmasıyla ilgili araştırmalar günümüzde de devam etmektedir.

EMDR’nin amacı geçmişi silmek değil, geçmişte kalan bir yaşantının bugün üzerindeki etkisini çalışmaktır.

EMDR’nin belki de en çok yanlış anlaşılan taraflarından biri budur.

EMDR anı silme yöntemi değildir.

Geçmişte yaşadığımız bir olay hayat hikayemizin bir parçasıdır. Ama bir olayın hatırlanıyor olmasıyla, o olayı her hatırladığımızda aynı yoğun duyguyu yeniden yaşamak aynı şey değildir. Travmatik veya örseleyici yaşantılarla çalışırken amaç kişinin geçmişini unutması değildir. Üzerinde çalışılan yaşantıyla ilişkili düşünceler, duygular ve bedensel tepkiler ele alınır. Bazen kişinin geçmişiyle ilgili perspektifinde değişiklikler olabilir. Daha önce fark etmediği bağlantıları fark edebilir, olayın kendisi veya kendisiyle ilgili farklı bir bakış açısı geliştirebilir. Olayla ilgili duygu yükü azalabilir ve olayın anlamı değişebilir.

error: İçerik Korunuyor!