6 yıl önce · Serap Bilgen · 0 yorum
Tutsaklıktan Özgürlüğe
Bazen farkında olarak ancak çoğunlukla farkında bile olmadan kendimize koyduğumuz sınırlar, zincirler var; başarıyla ilgili, ilişkilerle ilgili, aslında tüm yaşamımızla ilgili. Kendimize ne kadar izin verirsek o kadarına erişebiliyoruz. Neye inandığımız, kendimize ve yaşamımıza nasıl baktığımızı da etkiliyor. Sınırlarınızın, alanınızın genişlediğini; zihninizde size engel olan bazı inançların ve duyguların değişmeye başladığını, kendinizi daha özgür hissettiğinizi bir düşünsenize…
Bize, hayallerimize, yaşamımıza engel olan yetersizlik, güçsüzlük, kusurluluk, değersizlik gibi kök inançlar ve duygular vardır. Bu inanç ve duyguların kökleri genellikle erken dönem yaşantılarımızla ilişkilidir. Geçmiş yaşantılarımızla bugün kendimiz hakkında neye inandığımız arasındaki bağlantılara bakmak ve bunlar üzerinde çalışmak, geçmişte oluşmuş bazı olumsuz inançların zamanla gücünü kaybetmesine ve kişinin kendisine bugün daha farklı bir yerden bakabilmesine alan açabilir.
EMDR de geçmiş yaşantılarla bugün yaşanan duygu, düşünce, bedensel tepkiler ve kişinin kendine ve yaşama yönelik inançları arasındaki bağlantıların ele alınmasında kullanılan yöntemlerden biridir.
EMDR’nin Acı Anılara Etkisi
EMDR’de kişinin geçmişte yaşadığı zorlayıcı deneyimlerle ilişkili görüntüler, duygular, düşünceler ve bedensel duyumlar üzerinde çalışılır. Kişinin anıyla beraber kendisiyle ilgili oluşmuş olumsuz inançları ele alınarak, bugünkü durumuna daha uygun ve gerçekçi bir bakış açısı geliştirmesi üzerinde durulur.
Erken döneme ait bir anının çalışılması sırasında benzer diğer anılarla bağlantılar ortaya çıkabilir. Bazen bir anı üzerinde çalışırken kişinin yaşamındaki benzer deneyimler ve tekrar eden örüntülerle ilgili yeni farkındalıklar oluşabilir.
Olumsuz anılarla ilgili görüntüler zamanla daha uzak ya da silik hissedilebilirken, kişi daha önce fark etmediği yeni bağlantıları, bilgileri ve farklı bakış açılarını fark edebilir.
Travma ve Anıların Şimdiki Yaşamımıza Etkisi
Acı veren deneyimler kişi için baş edilmesi güç olduğunda, yaşananların bazı bölümlerini hatırlamak zorlaşabilir. Travmatik yaşantılarda anının hatırlanma biçimi kişiden kişiye değişebilir. Bazı kişiler yaşananları ayrıntılı biçimde hatırlarken, bazı kişiler anının yalnızca belirli parçalarını hatırlayabilir. Bu anılar hiç hatırlanmasalar bile nasıl hissettiğimizi, duygularımızı, düşüncelerimizi, davranışlarımızı ve ilişkilerimizi etkileyebilir.
Geçmişte yaşanan yoğun bir deneyimi çağrıştıran bir durumla karşılaşıldığında kişi, olayın geçmişte kaldığını bilmesine rağmen sanki benzer bir tehlike yeniden yaşanıyormuş gibi tepki verebilir. Bu durum çok uzun yıllar sonra bile ortaya çıkabilir. Bazı kişiler, travma esnasında olan kokuyu bile yeniden aldıklarını ya da o zamana ait bazı bedensel duyumları yeniden hissettiklerini ifade edebilirler.
Bu nedenle, bugün ortaya çıkan duygu, düşünce, beden duyumları ve davranışlarla geçmiş yaşantılar arasındaki bağlantılara bakmak, bugün yaşadıklarımızı daha iyi anlamlandırmamıza ve bizi zorlayan duygu ve davranış örüntülerinin zamanla değişmesine yardımcı olur.
EMDR’nin Travmalara Etkisi
Travmatik ve zorlayıcı yaşantılar kişinin duygu, düşünce ve bedensel tepkileri üzerinde uzun süre etkili olabilir. EMDR’de bu yaşantılarla ilişkili görüntüler, duygular, düşünceler ve bedensel duyumlar üzerinde çalışılır. Çift yönlü uyarım EMDR uygulamasının temel bileşenlerinden biridir.
Travma esnasında yoğun sıkıntı ve aşırı uyarılmış olma hali nedeniyle yaşananların bazı bölümleri parçalı ya da istemsiz biçimde hatırlanabilir. Kişinin zihnine parça parça görüntüler ya da anı parçaları gelebilir. Travma sonrası görülebilen belirtilerden biri de kişinin geçmişte yaşadığı olayın bazı bölümlerini yeniden yaşıyormuş gibi hissettiği flashbacklerdir.
Travmatik yaşantı denildiğinde yalnızca fiziksel veya cinsel saldırı, kaza ya da doğal afet gibi olayları düşünmemek gerekir. Çocuklukta yaşanan eleştirilme, küçük düşürülme, utandırılma ya da reddedilme gibi zorlayıcı deneyimler de bazı kişiler üzerinde uzun süreli duygusal etkiler bırakabilir. EMDR’de bu yaşantılarla ilişkili görüntüler, duygular, düşünceler ve bedensel duyumlar üzerinde çalışılır.
Zorlayıcı anı EMDR ile çalışılırken anıyla ilişkili duygu, düşünce, görüntü ve bedensel duyumların yeniden işlenmesi üzerinde durulur. Yeniden işleme, kişinin anıya yüklediği anlamın, anıyla ilişkili duyguların ve kendisiyle ilgili inançlarının zaman içinde farklılaşabilmesini ve daha gerçekçi bir algıyı ifade eder.
Geçmiş Yaşantılarımız ve Anılar Bugünümüzü Neden ve Nasıl Etkiler?
Duygusal açıdan yoğun ve zorlayıcı yaşantılar, diğer anılardan farklı biçimlerde hatırlanabilir. Örneğin, üç gün önce ne yediğinizi anımsamayabilirsiniz ancak 15 yıl önce alay edildiğiniz ya da küçük düştüğünüzü hissettiğiniz bir ilkokul anısını hatırlayabilirsiniz. Bizim için nötr ya da duygusal yükü olmayan yaşantıların detaylarını zaman içinde hatırlamayabiliriz. Ancak bazı zorlayıcı yaşantılar, üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen o ana ait duygu, düşünce ve beden duyumlarıyla birlikte canlılığını koruyabilir ve şimdiki yaşantılarımızı etkilemeye devam edebilir.
Örneğin, bir otorite figürüyle karşılaştığınızda hala eliniz ayağınız birbirine dolanıyorsa, bu tepkinizin geçmişte otorite figürü olan biriyle (baba, anne, öğretmen vb.) yaşadığınız olumsuz bir deneyimle bağlantısı olabilirve bu yaşantı şimdiki yaşamını etkilemeye devam ediyordur.
Travmatik bir durum olduğunda olay geçmişte kalmıştır, ancak bazen verilen tepkiler sanki olay yakın zamanda yaşanmış gibi yoğun olabilir. Geçmişte yaşananları çağrıştıran durumlar; korku, kaygı, üzüntü, öfke gibi duyguların yoğun bir şekilde hissedilmesine neden olabilir. Kişi bugünkü duruma tepki verdiğini düşünürken, hissettiği duygunun yoğunluğunda geçmiş yaşantılarının da etkisi olabilir.
Travmatik nitelikteki yaşantılar yalnızca kaza, fiziksel ya da cinsel saldırı ya da deprem yaşantıları değildir. Aynı zamanda küçük düşme, alay edilme, utandırılma, utanma, mahcup olma, suçlanma gibi yaşantılar da zorlayıcı ve uzun süre etkisini sürdüren deneyimler olabilir. Tekrar tekrar yaşadığımız bazı sorunların ve benzer örüntülerin geçmişte yaşadığımız deneyimlerle bağlantıları bulunabilir.
Bir yetişkinin bakış açısıyla önemsiz görünen bir olay, bir çocuğun bakış açısıyla oldukça zorlayıcı yaşanabilir ve bu yaşantının etkileri yetişkinlik döneminde de devam edebilir.
Çocukluk yaşantılarımızın şu anki yaşantımızı ve bizi ne kadar etkilediğinin çoğu zaman farkında olmayız. Bugün yaşadığımız bazı sorunlarla geçmiş yaşantılarımız arasındaki bağlantıları fark etmek ve bunlar üzerinde çalışmak, yaşadıklarımızı farklı bir yerden anlamlandırmamıza ve bizi zorlayan bazı duygu ve davranış örüntülerinin zamanla değişmesine alan açar.
Zaman bütün yaraları iyileştirmez. Yıllar önce meydana gelmiş olaylarla ilgili hala kırgınlık, acı, keder, kızgınlık ya da başka duygular hissediyor olabilirsiniz. Olay geçmişte kalmış olsa da olayla ilişkili duygular ve bedensel duyumlar bazen bugün de ortaya çıkabilir. Geçmişte yaşanan zorlayıcı deneyimler, bugün yaşadığımız bazı duygusal ve bedensel güçlüklerin kaynağını oluşturabilir.
Donma Mekanizması ve EMDR
İnsan, diğer tüm canlılar gibi hayatta kalmaya ve kendisini tehlikeden korumaya yönelik biyolojik sistemlere sahiptir. Gerçek ya da algılanan herhangi bir tehdit ile karşı karşıya kaldığımızda savaşma ya da kaçma tepkileri devreye girebilir. Her ikisi de mümkün olmadığında ise donma tepkisi ortaya çıkabilir.
Donma tepkisi ile dissosiyasyon aynı şey değildir; ancak yoğun tehdit içeren bazı yaşantılarda dissosiyatif tepkiler de ortaya çıkabilir.
Örneğin, cinsel istismara uğrayan bazı çocuklar, var olan tehditten kaçamadıkları ya da bununla o anda savaşamadıkları için kendilerini yaşananlardan uzaklaşmış gibi hissedebilirler. Olanları dışarıdan gözlemliyormuş gibi hissetme, bedenden ya da yaşananlardan kopma hissi ve duygusal uyuşma gibi dissosiyatif tepkiler ortaya çıkabilir. Ancak bu tepkilerin her kişide aynı şekilde görülmesi beklenmez.
Yaşanan travmatik deneyimlerin hatırlanma biçimi de kişiden kişiye değişebilir. Bazı kişiler yaşananları ayrıntılı biçimde hatırlarken, bazı kişiler yalnızca belirli bölümlerini hatırlayabilir.
Donma tepkisi yalnızca cinsel istismar gibi ağır travmalarda değil, kişinin kaçmanın ya da savaşmanın mümkün olmadığını algıladığı farklı durumlarda da ortaya çıkabilir. Kişi bugün yetişkin olduğunu bilmesine rağmen bazı durumlarda kendisini geçmişteki kadar güçsüz, çaresiz ya da küçük hissedebilir. Geçmişi çağrıştıran yaşantılarda kişi bazen o anın gerektirdiği şekilde davranmakta zorlanabilir; ne yapacağını, ne söyleyeceğini bilemeyebilir, kalakalabilir ya da sanki zihnen donmuş gibi hissedebilir. Spontanlığın kaybolduğu, kişinin o anda sahip olduğu seçenekleri göremediği bu durumlarda, bugünkü yaşantının geçmişteki bir deneyimi çağrıştırıp çağrıştırmadığına bakmak anlamlı olabilir.
EMDR’nin Beyin Üzerindeki Etkileri
EMDR üzerine yapılan beyin görüntüleme ve nörobiyolojik çalışmalar bulunmaktadır ve bazı araştırmalarda EMDR uygulamaları sonrasında beyin aktivitesinde değişiklikler bildirilmiştir.
EMDR ve Değişim
Geçmişte yaşananları değiştiremeyiz. Ancak geçmişte yaşadıklarımızın bugün bizim için ne anlama geldiğine, kendimizle ilgili hangi inançları oluşturduğuna ve bugün yaşadıklarımızla nasıl bir bağlantısı olduğuna yeniden bakabiliriz. Geçmişin bugünümüz üzerindeki etkisini fark etmek, bugün kendimize başka türlü bakabilmenin mümkün olduğunu görmek, çocukluğumuzla bağ kurmak, kendimize iyi ebeveyn olmayı ve daha iyi davranmayı öğrenmek; değişimin, dönüşümün ve özgürleşmenin yolunu açar.
Kaynaklar
- Shapiro, F. (2012). EMDR Terapisi Teknikleri ile Acı Anıları Silmek. Kuraldışı Yayınları.
- Shapiro, F. (2016). EMDR Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme. Okuyan Us Yayınları.
- Grand, D. (2001). Işık Hızında Duygusal İyileşme. Kuraldışı Yayınları.
***Bu içerik EMDR ve psikolojik süreçler hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler kişiye özel değerlendirme, tanı veya tıbbi tedavi önerisi niteliğinde değildir. Tanı veya tıbbi tedavi gerektiren durumlarda hekime başvurulmalıdır.
Etiketler: cinsel istismar emdr, disosiyasyon, duygusal istismar, EMDR, emdr beden, emdr izmir, emdr ne yapar, EMDR Terapisi, EMDR terapisi ne yapar, emdr travmalara ne yapar, emdr'nin acı anılara etkisi, emdr'nin beyin üzerindeki etkisi, EMDR'nin etkileri, flashback, İzmir EMDR, izmir emdr terapisi, izmir online emdr, İzmir psikolog, İzmir uzman psikolog, Online EMDR, Online EMDR Terapisi, travma ve anı, travma ve anıların şimdiki yaşamımıza etkisi, travmatik anı Kategoriler: EMDR