Hata: İletişim formu bulunamadı.

Schedule a Visit

Nulla vehicula fermentum nulla, a lobortis nisl vestibulum vel. Phasellus eget velit at.

Call us:
1-800-123-4567

Send an email:
monica.wayne@example.com

Kayıp ve Yas Süreci

6 yıl önce · · 0 yorum

Kayıp ve Yas Süreci

Kayıp ve Yas Süreci

Bir sevdiğimizi ya da yakınımızı kaybettiğimizde, kaybın ardından yoğun keder hissederiz ve yas süreci başlar. Yas tutan kişinin kayıpla ve kaybın sebep olduğu yoksunlukla ilişkili üzüntü, depresyon ve suçluluk gibi duyguları olur. Kaybın gerçek olmamasına yönelik arzular oluşur. Zihin sürekli ölen kişiyle meşguldür.

Yas nedir?

Yas tutma; bir kayıp yaşandıktan sonra kişinin yeniden hayattaki yönünü belirlemesini destekleyen, kayba alışmak ya da uyum sağlamakla ilgili bir adaptasyon çabasıdır. Sadece sevilen kişinin değil sevilen kişiyle ilişkili her şeyin kaybına uyum sağlama çabasıdır.

Kayıp sonrasında; bağlanma stili dönüşüm geçirir. Hayattayken sevme halinden, yokluktaki sevme haline dönüşme durumu oluşur. Sevilen kişinin içsel temsiline uyum sağlama durumu, EMDR Terapisi ile Yası çalışmanın merkezini oluşturmaktadır.

EMDR’nin Anılar Üzerindeki Etkisi Nedir?

6 yıl önce · · 0 yorum

EMDR’nin Anılar Üzerindeki Etkisi Nedir?

EMDR; Eye Movement Desensitization and Reprocessing kelimelerinin baş harflerinin kısaltmasıdır. Türkçede Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme anlamına gelir.

EMDR; özellikle travmatik ve örseleyici yaşam deneyimleriyle çalışmada kullanılan yapılandırılmış bir psikoterapi yaklaşımıdır. Uygulama sırasında göz hareketleri, işitsel ya da dokunsal uyaranlar gibi çift yönlü uyarımlardan yararlanılır.

EMDR’nin nasıl etki gösterdiğini açıklamaya yönelik farklı bilimsel modeller bulunmaktadır. Etki mekanizmasıyla ilgili araştırmalar günümüzde de devam etmektedir.

EMDR’nin amacı geçmişi silmek değil, geçmişte kalan bir yaşantının bugün üzerindeki etkisini çalışmaktır.

EMDR’nin belki de en çok yanlış anlaşılan taraflarından biri budur.

EMDR anı silme yöntemi değildir.

Geçmişte yaşadığımız bir olay hayat hikayemizin bir parçasıdır. Ama bir olayın hatırlanıyor olmasıyla, o olayı her hatırladığımızda aynı yoğun duyguyu yeniden yaşamak aynı şey değildir. Travmatik veya örseleyici yaşantılarla çalışırken amaç kişinin geçmişini unutması değildir. Üzerinde çalışılan yaşantıyla ilişkili düşünceler, duygular ve bedensel tepkiler ele alınır. Bazen kişinin geçmişiyle ilgili perspektifinde değişiklikler olabilir. Daha önce fark etmediği bağlantıları fark edebilir, olayın kendisi veya kendisiyle ilgili farklı bir bakış açısı geliştirebilir. Olayla ilgili duygu yükü azalabilir ve olayın anlamı değişebilir.

error: İçerik Korunuyor!