Hata: İletişim formu bulunamadı.

Schedule a Visit

Nulla vehicula fermentum nulla, a lobortis nisl vestibulum vel. Phasellus eget velit at.

Call us:
1-800-123-4567

Send an email:
monica.wayne@example.com

Yakın İlişkiler ve Bağlanma

6 yıl önce · · 0 yorum

Yakın İlişkiler ve Bağlanma

Bağlanma

Bağlanma kuramına göre yakın ve romantik ilişkiler üzerindeki en derin etkiler erken çocukluk deneyimleridir.

Yetişkin yakın ilişkileri, erken çocukluk döneminde oluşan bağlanma modelini temel alır.

Bu model, kişinin sevilmeye layık olup olmadığı, başkalarının sevgi ve desteğine güvenip güvenemeyeceği inançlarını şekillendirir.

Güvenli Bağlanma

Güvenli bağlanan kişiler yakınlıktan, bağlanmaktan ve yalnız kalmaktan korkmazlar ya da rahatsız olmazlar. Terk edilmek ve bağlanmak zihinlerini çok fazla meşgul etmez.  İnsanlarla ve romantik ilişkilerde, yakınlaşmak ve bağlanmak onlar için kolaydır. Özgüvenleri yüksektir, insanlara güvenirler.

Bağlanma Korkusunun Sonuçları

6 yıl önce · · 1 comment

Bağlanma Korkusunun Sonuçları

Sürekli kendinden, duygulardan kaçmanın ve güven duygusunu hissedememenin en sık ortaya çıkan sonuçları alkol ya da maddeye ya da herhangi bir şeye bağımlılık, psikosomatik hastalıklar, tükenmişlik ve depresyondur. Bağımlılık; kaçma mekanizmasının bir sonucudur. Kişi, kendini uyuşturarak acıyı hissetmemeye çalışır.

Bağlanma Korkusuyla Baş Edebilmek Ne işe Yarar?

Bağlanma korkusuyla baş edebilmek, kişinin, kendi benliğini ve duygularını daha çok fark edebilmesini ve hissedebilmesini sağlar. Kendini, daha dingin, daha dengeli ve paradoksal olarak daha özgür hissedebilmeyi sağlar. Çünkü, kişiler daha az baskı hissederler.  İlişki esnasındaki duygularla baş etmek için harcanan enerji daha farklı yerlere akabilir. Daha kolay karar alabilirler ve kararlarının arkasında daha sağlam bir şekilde durabilirler. Romantik ilişkilerde kendilerini daha rahat hissederler ve daha istikrarlıdırlar.

Bağlanma Korkusunun Nedenleri

6 yıl önce · · 0 yorum

Bağlanma Korkusunun Nedenleri

Yetişkinliğimizde bağlanabilen kişiler olup olmamamız erken çocuk yaşantılarımızla ilgilidir; çoğunlukla da annemizle yaşadığımız ilişkiye ve yaşantılara bağlıdır. Beynimiz, bağlanma modelini nasıl kaydettiyse yetişkin yaşamımızda kurduğumuz yakın ilişkilerimizi de beynimizde kayıtlı bu örüntülere göre yaşarız. Bağlanma bizim için sıcaklık, güven ve korunma anlamına mı geliyor; yoksa yalnızlığı, terk edilmeyi, özgürlük kaybını ve kaygıyı mı çağrıştırıyor? Bu örüntü çoğunlukla yaşamın ilk 2-3 yılında oluşur ve sözsüz döneme denk gelir. Dil öncesi dönem olduğu için bu yaşantıları hatırlayamayız, ancak bu örüntüler bilinçdışımızdan ilişkilerimizi ve yaşantılarımızı yönetirler. O dönemin anıları zihnimizde olmasa da duygularımızda ve bedenimizde kayıtlıdır.

error: İçerik Korunuyor!