6 yıl önce · Serap Bilgen · 0 yorum
Brainspotting nedir? Nasıl uygulanır?
Brainspotting Hakkında
Hayatta ve dengede kalabilmemiz için beynimiz, her gün 24 saat boyunca bedenimizdeki her bir hücreyi, organı ve sistemi gözlemleyerek düzenler. Bunu mümkün hale getiren, beynimizdeki milyarlarca sinir hücresi ve bu sinir hücreleri arasındaki sonsuz bağlantıdır. Brainspotting’in, dengesi bozulmuş (ilkel hayatta kalma modlarında donup kalmış olan) alanları (sistemleri) saptayıp işlemlemek ve serbest bırakmak amacıyla beyin-beden bağlantısına erişerek yeniden düzenleme yaptığı varsayılmaktadır. Bazı durumlarda, psikolojik nedenlerle oluşan ağrı ve gerilimlerin Brainspotting uygulaması ile azalması bu varsayımla açıklanabilir.
Beynimizin en derin bilinçdışı bölgeleri biliş ve dilden yoksundur. Bilincimiz, bilinçdışımıza ait ufacık bir parçayla tetiklendiği zaman, bunu anlamlandıramadığımızda ya da yanlış algıladığımızda genellikle kaybolmuş, afallamış ve tehdit altında hissederiz.
Fark edilen şeyin bir kısmının rahatsız edici, hatta acı verici olması nedeniyle bastırma, görmezden gelme ya da inkar yollarıyla bu fark ettiğimiz şeyden kaçınabiliriz. Tüm bunlar, bizim şimdide olma sürecimizi bozabilir; zihnimiz bulanabilir, bedensel semptomlar ve uygunsuz davranışlar ortaya çıkabilir. Biz tepkilerimizi problem olarak görmeye eğilimliyiz, asıl problem bu tepkilerimize verdiğimiz tepkilerdedir. Bu da sorunu işlemleme sürecimizi bloke eder.
Biz insanlar, tüm anıların bilinç düzeyine ulaştığını varsaymaya eğilimliyiz. Gerçekte, bilincimiz, farkındalığımızın yalnızca çok ufak bir kısmını elinde tutar.
Bazı sorunlar ve anılarımız için kelimelerimiz, hayallerimiz, görüntülerimiz yoktur. Örneğin, bazı sorunların temeli konuşma öncesi döneme kadar uzanabilir, dolayısıyla sorunla ilgili söyleyecek kelimelerimiz ve düşüncemiz olmaz. Ancak, beden bilir ve beyin beden sistemi her şeyi hatırlar. Brainspotting ile bu alanlara ulaşırız. Görüntü ve duyguya da ihtiyaç yoktur. Beynimizin erken dönemlerine brainspotting ile ulaşabiliriz. Sözel ve bilişsel kapasitenin önüne geçeriz. Brainspotting yönteminin sağ beyne, limbik sisteme ve beyin sapına (orta beyin) girdiği düşünülmektedir.
Brainspotting beyin-beden temelli ilişkisel bir terapidir. Beyinimizde olan bedenimizde, bedenimizde olan ise beynimizdedir. Beyin nöroplastisite ve nörogenesis becerisine sahiptir. Nöroplastisite, nöronların (sinir hücreleri) yeni deneyimlerimize uyum sağlayarak değişebildiği, Nörogenezis ise yeni sinir hücrelerinin oluşumu anlamına gelir. Öğrendiklerimizle sinir hücreleri arasında hem yeni sinaptik bağlantılar kurulur hem de bu var olanlar güçlenir. Brainspotting ile beynimiz değişir. Beynimizin değişmesi psikolojik sorunlarımızın iyileşmesi anlamına gelir.
Brainspotting yaklaşımında baktığınız yerin nasıl hissettiğimizi etkilediği ve çeşitli sabitlenmiş göz pozisyonlarının nöral aktivitelerle ve içsel deneyimlerle ilişkili olduğu savunulmaktadır. Brainspotting yaklaşımı, nörobiyolojik bir araç olarak tasarlanmıştır. Brainspotting, otonomik ve limbik sistemlerle doğrudan bağlantı yoluyla derin beyin ve bedenle çalışır. Brainspotting, bu nedenle psikolojik sonuçları olan fizyolojik bir yaklaşımdır.
İnsan biyolojik olarak parçalardan oluşur: moleküller, hücreler, organlar, alt sistemler ve sistemler… Bu parçalar hem birbirlerinden bağımsız hem de birbirleriyle uyumlu bir biçimde çalışmak üzere tasarlanmıştır. Psikolojik durumumuz birbirinden ayrı ve aynı zamanda birbirleriyle etkileşim içinde olan beden parçalarımız tarafından aynalanır. Özellikle erken gelişim dönemlerinde oluşan sorunlar, psikofizyolojik uyumu, geçici ya da kalıcı olarak bozabilir.
Dışarıdan gözlemlenen ya da içeriden deneyimlenen refleksif tepkilerle eşleştirilen göz pozisyonları yoluyla saptanan bir brainspot, aslında duygusal deneyimi bellek formunda tutan fizyolojik bir alt sistemdir.
Brainspotting Nasıl Uygulanır?
Brainspoting’in nasıl olduğunu anlamak için önce bir “brainspot” un ne olduğunu anlamak gerekir. Brainspot terimi, beynin travmatik anıyı tutan alanıyla ilişkili olan gözlerin odak noktasını/göz pozisyonunu belirtir. Olumsuz duyguların kaynağı budur; travmanın sıkıştığı yer! Pek çok brainspotunuz olabilir.
Brainspot, travmatik deneyimi işlemenize yardımcı olmak için kullanılır. Bu işlem gerçekleşmeden önce, göz pozisyonunun lokasyonu bulunur. Bu lokasyon, gözlerinizde ya da vücudunuzda, seğirme, nefes almada ani bir değişiklik, bir esneme ya da ifadenizde bir değişiklik gibi refleks bir tepki gözlemleyerek seçilir. Refleksif tepki, brainspotun bulunduğunu gösterir.
Brainspot yaparken ilgili göz pozisyonunuzla ilişkili uzayda belirli bir noktaya yönelik bir işaretçi (pointer) kullanılır. Siz duygusal sıkıntıya neden olan bir şeye odaklanırken, belirlenen noktaya odaklanmanız sağlanır. Bu işlem sırasında çift yönlü işitsel uyarım da kullanılır (Bilateral stimulasyon).
Bazen, “kaynak brainspot” kullanılır. Acı verici duygularla ilişkili olan brainspottan farklı olarak, kaynak brainspotting, gerektiğinde işlem yoğunluğunu kolaylaştırabilen bir destek duygusu ya da topraklanma duygusuyla ilişkilidir.
Brainspotting’de, terapist olarak benim işimin bir parçası da brainspot bulunduktan sonra size “uyum sağlamak”tır. Birlikte, uzun süredir içinizde hapsolmuş olan travmayı gözlemler ve işleriz. Travma işlenip serbest bırakıldığında, iyileşme bilinçdışınızın derinliklerinde gerçekleşmeye başlar. Bu, işlem devam ederken yavaş yavaş derin bir rahatlama duygusuna yol açar. Brainspotting, merkezi sinir sistemi içinde bulunan otonom ve limbik sisteme doğrudan dokunarak çalışır. Bu nedenle, fizyolojik bir tedavi olarak kabul edilir, psikolojik ve duygusal olduğu kadar fiziksel yararlar da sağlar.
EMDR ve Brainspotting’in birbirine benzeyen yönleri nelerdir?
- Her iki teknik de beyin temelli terapidir.
- Her ikisi de, beynin sözel olarak erişilemeyen kısmı olan amigdalada depolanan bilgilerin yeniden işlemlenmesine yardımcı olmak için terapötik yöntemler kullanır.
- Her ikisi de, bireyin göz pozisyonunun ya da bireyin bakışlarının henüz bilinmeyen daha derin kavrayışların kilidini açabileceği teorisine dayanır.
- Her ikisi de bireyin olaylara farklı bir perspektiften yaklaşmasına ve nihayetinde iyileşme sürecine yardımcı olur.
EMDR ve Brainspotting arasındaki farklar nelerdir?
EMDR terapisinin pek çoğunda, beynin sözsüz bilginin depolandığı kısmına erişmek ve müdahale etmek için hızlı göz hareketlerini kullanılırken; Brainspotting, belirli bir duygusal tepki ya da duruma karşılık gelen brainspot adı verilen tek bir sabit bakış pozisyonuna odaklanır.
EMDR, göz hareketlerini çift yönlü (bilateral) uyarım biçimi olarak kullanırken, Brainspotting, gözü sabit bir bakış pozisyonuna odaklar. Gözlerinizin konumu ya da bakışınızın yönlendirildiği yer, henüz fark edilmemiş bazı daha derin kavrayışların kilidini açabilir. Bu terapiler konusunda özel olarak eğitilmiş terapistler, kişilere iyileşme süreçlerinde sıçramalar yapma konusunda yardımcı olurlar.
***Sayfa içeriği bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için hekiminize başvurunuz.
Etiketler: Beyin Temelli Terapi, Brainspotting, brainspotting nasıl uygulanır, brainspotting nedir, brainspotting teorisi, EMDR, EMDR ve brainspotting, EMDR ve brainspotting arasındaki fark, İzmir Brainspotting, Online Brainspotting, Terapi, Travma terapisi Kategoriler: Brainspotting