Hata: İletişim formu bulunamadı.

Schedule a Visit

Nulla vehicula fermentum nulla, a lobortis nisl vestibulum vel. Phasellus eget velit at.

Call us:
1-800-123-4567

Send an email:
monica.wayne@example.com

Olumsuz Çocukluk Yaşantılarının Yetişkinlikteki Etkileri Neler Olabilir?

6 yıl önce · · 0 yorum

Olumsuz Çocukluk Yaşantılarının Yetişkinlikteki Etkileri Neler Olabilir?

Çocukken yaşanılan ve bir çocuk için zorlayıcı olarak adlandırabileceğimiz deneyimler, yıllar sonra bile hatırlanabilir ya da yetişkinlikte bazı duygu, düşünce ve davranışlarla ilişkili olabilir. Bu travmatik olarak adlandırabileceğimiz yaşantı; fiziksel ya da cinsel bir istismar olabileceği gibi utandırılma, ad takma gibi duygusal bir istismar, fiziksel ya da duygusal ihtiyaçların karşılanmadığı bir ihmal de olabilir.

Duygusal istismar ve ihmal bireyin kendisiyle ve başkalarıyla kurduğu ilişki üzerinde uzun süreli etkiler bırakabilir. Bazı kişilerde bu tür yaşantılar, yetişkinlikte yaşanan kaygı, endişe ya da terk edilme korkusu gibi güçlüklerle ilişkili olabilir.

Geçmişte yaşananlarla bugün yaşadığımız sorunlar arasında her zaman doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurmak mümkün değildir. Ancak çocukluk yaşantılarımızın kendimizle, diğer insanlarla ve dünyayla ilgili geliştirdiğimiz bazı düşünce ve inançlarla ilişkili olabileceğini biliyoruz. Bu nedenle bugün tekrar tekrar yaşadığımız bazı duyguların ve davranışların geçmişimizle nasıl bir bağlantısı olduğunu anlamaya çalışmak önemli olabilir.

Bununla birlikte, aşağıdaki durumlar tek başına geçmişte olumsuz ya da travmatik bir yaşantı bulunduğunu göstermez. Aşağıda listelenen durumların çoğu aynı zamanda başka durumlarla da ilişkili olabilir. Örneğin, çocukken zorlayıcı bir deneyim yaşamadan da bugüne dair endişe yaşayabilirsiniz. Yine de bazı kişilerde bazı duygu ve davranışların geçmiş yaşantılarla olası bağlantıları üzerinde durmak anlamlı olabilir. Gelin, geçmiş yaşantılarla ilişkili olabilecek bazı duygu, düşünce ve davranış örüntülerine daha yakından bakalım.

1. Bazı kişilere karşı daha yoğun tepkilerin ortaya çıkması

Geçmişte yaşadığınız olumsuz bir deneyimi size hatırlatan bir kişiyle karşılaştığınızda, bazen nedenini tam olarak anlayamadığınız güçlü duygusal tepkiler verebilirsiniz. Bu kişi, her ne sebeple olursa olsun, size geçmişinizden bir şeyi ya da birini hatırlatıyor olabilir. Böyle durumlarda kişinin verdiği tepki yalnızca o anda yaşananlarla değil, geçmişte yaşadığı benzer deneyimlerle de ilişkili olabilir.

Örneğin, yabancılara karşı dikkatli olmak uygun olsa da bazı kişilerde bu tepki çok daha yoğun yaşanabilir. Böyle bir tepkinin ne zaman ortaya çıktığını ve kişiye neyi hatırlattığını anlamaya çalışmak, bugünkü duygularla geçmiş yaşantılar arasındaki olası bağlantıları fark etmeye yardımcı olabilir.

2. Belirli yerler ya da durumların aşırı kaygıya yol açması

Tıpkı bazı kişilere aşırı tepki vermeniz gibi belirli durumların veya yerlerin sizi endişelendirdiğini fark edebilirsiniz. Örneğin, bir toplantıya ya da markete terlemeden ya da endişelenmeden ayak basamayabilir ya da biriyle yemek yerken yoğun bir kaygı yaşayabilirsiniz. Bunun birçok farklı nedeni olabilir; geçmişte yaşanan bazı deneyimler de bunlardan biri olabilir.

Çocuklukta yaşanan bazı zorlayıcı deneyimlerle görüntüler, sesler, kokular ya da bedensel duyumlar arasında bağlantılar oluşabilir. Yıllar sonra benzer uyaranlarla karşılaşıldığında geçmişte yaşanan bazı duygular yeniden ortaya çıkabilir.

3. Duyguları kontrol etmede ve düzenlemede zorlanmak

Küçük şeylere birden çok kızıyor ya da pek çok şeyle ilgili çok mu endişelisiniz? Bazı kişiler yoğun duyguları fark etmekte, ifade etmekte ve düzenlemekte zorlanabilir. Bu güçlüklerin nasıl geliştiğini anlamaya çalışırken çocuklukta duyguların nasıl karşılandığına da bakılabilir.

Örneğin, çocukken öfkemiz, korkumuz ya da üzüntümüz karşısında nasıl bir tepkiyle karşılaştığımız, zaman içinde kendi duygularımızla kurduğumuz ilişkiyi de etkileyebilir. Bu nedenle bugün çok hızlı yükselen bir öfkenin ya da yoğun bir kaygının yalnızca o anda yaşanan olayla mı ilgili olduğunu, yoksa bize geçmişten tanıdık gelen başka bir duyguyu da mı harekete geçirdiğini düşünmek anlamlı olabilir.

4. İş yaşamında yaşanan tekrarlayan güçlükler

Geçmişte yaşanan zorlayıcı deneyimler bazı kişilerde yetişkinlikte kurulan ilişkileri ve kişinin iş yaşamında yaşadığı bazı güçlükleri de etkileyebilir. Bu durum aile, arkadaşlık ve yakın ilişkilerde olduğu gibi işyerinde de görülebilir.

İş yaşamında yaşanan güçlükleri yalnızca çocukluk yaşantılarıyla açıklamak doğru değildir. Bununla birlikte bazı kişilerde geçmişte oluşan değersizlik, başarısızlık, eleştirilme ya da hata yapma korkusu bugünkü iş yaşamında yeniden ortaya çıkabilir.

Her çocuklukta zorlayıcı deneyimler yaşanabilir; ancak her zorlayıcı yaşantıyı travma olarak değerlendirmek doğru değildir. Yaşanan olayın niteliği, süresi, tekrarlanması, kişinin yaşı, o sırada sahip olduğu destek ve olayın kişi için taşıdığı anlam, etkilenme biçiminde rol oynayabilir. Özellikle yaşantıların uzun süre devam etmesi ya da bakım veren kişilerle ilişkili olması kişinin kendisi ve diğer insanlarla ilgili geliştirdiği düşünceleri etkileyebilir.

5. Terk edilme korkusunu yoğun yaşamak

Terk edilme korkusu, bazı kişilerde çocukluk dönemindeki ilişkiler ve güvensiz bağlanma örüntüleriyle ilişkili olabilir. Terk edilme korkusu yaşayan bir kişi, kendisi için önemli olan birinin uzaklaşması karşısında olayın kendisiyle orantısız görünen yoğun duygusal tepkiler verebilir; kendisini kötü, değersiz ya da yalnız hissedebilir. Bu korkuyla baş edebilmek için yoğun enerji harcayabilir.

Burada yalnızca kişinin bugün terk edilip edilmediğine değil, birinin uzaklaşmasının onun için ne anlama geldiğine de bakmak önemli olabilir.

6. Verilen tepkinin genellikle yaşanılan durumdan daha yoğun olması

Zaman zaman olgun davranmayabilir hatta çocuk gibi davranabiliriz. Bu sizi endişelendirmesin. Herkes, gerçekten hayal kırıklığına uğradığında, üzüldüğünde ya da bir şeyler bitince biraz patlamaya hazır hale gelebilir. Ancak bu durum sık sık oluyor ve pek çok kişiden bu şekilde bir geri bildirim alıyorsanız düşünmekte fayda var. Bazen bugünkü bir olay, geçmişte yaşadığımız başka bir duyguyu da harekete geçirebilir. Böyle olduğunda verdiğimiz tepkinin yoğunluğu yalnızca o anda yaşanan olayla açıklanamayabilir.

7. Kendini sabote etme eğilimi

İyi bir şeyler olduğunda, neredeyse her zaman kendinizi sabote ediyor musunuz? Bazen kişi iş yaşamında, ilişkilerinde ya da başka bir alanda işler iyi giderken kendisini geri çeken davranışlarda bulunduğunu fark edebilir. Bunun birçok farklı nedeni olabilir. Ancak kişinin kendisiyle ilgili geçmişten taşıdığı “yeterince iyi değilim”, başarılı olamam” ya da iyi şeyler uzun sürmez” “iyi şeyleri haketmiyorum” ya da “her şey yolunda giderse başıma kötü bir şey gelebilir” gibi inançlar varsa, bunların bugünkü seçimleriyle nasıl bir ilişkisi olduğuna bakmak önemli olabilir.

8. Dürtüsel davranışlara yönelmek

Bazı kişiler rahatsız edici duygularla karşılaştıklarında dikkatlerini başka bir yere yöneltecek davranışlara daha fazla ihtiyaç duyabilir. Dürtüsel davranışlar, bağımlılık davranışları ya da sürekli heyecan arayışı bazı kişiler için zorlayıcı duygulardan kısa süreliğine uzaklaşmanın bir yolu haline gelebilir. Bu davranışların geçmiş yaşantılarla ilişkili olup olmadığını yalnızca davranışın kendisine bakarak söylemek mümkün değildir. Ancak Bunu en çok ne zaman yapıyorum?” ve Bunu yapmasaydım o anda hangi duyguyla baş başa kalacaktım?” soruları, davranışın kişi için nasıl bir işlevi olduğunu anlamaya yardımcı olabilir.

9. Sıklıkla duygusal olarak tükenmiş hissetmek

Sürekli yoğun duygularla baş etmeye, bazı düşüncelerden uzaklaşmaya ya da kendini kontrol etmeye çalışmak yorucu olabilir. Bu nedenle kişi zaman zaman duygusal olarak tükenmiş hissedebilir ve şimdiki ana odaklanmakta zorlanabilir.

Duygusal olarak tükenmiş hissetmek aynı zamanda kaygı, depresif belirtiler, yoğun stres ya da yaşam koşulları gibi birçok farklı durumla da ilişkili olabilir. Dolayısıyla tek başına geçmişte yaşanan olumsuz bir deneyimin göstergesi olarak değerlendirilmemelidir.

10. Sürekli kaygılı ve endişeli hissetmek

Geçmişte yaşanan bazı zorlayıcı deneyimler yetişkinlikte yaşanan kaygıyla ilişkili olabilir. Bununla birlikte her endişeli hisseden kişinin çocukluğunda travmatik bir deneyim yaşadığını söyleyemeyiz. Bugünkü kaygının hangi durumlarda ortaya çıktığına, kişinin ne olmasından korktuğuna ve bu korkunun ona geçmişten tanıdık gelip gelmediğine bakmak, kaygıyı daha iyi anlamaya yardımcı olabilir. Her kaygının altında aynı hikâae yoktur.

11. Öfke kontrolüyle ilgili sorun yaşamak

Herkes öfkelenir. Öfke de diğer duygular gibi hayatımızın bir parçasıdır. Ancak öfke çok sık, çok yoğun ya da yaşanan durumla orantısız şekilde ortaya çıkıyorsa ve ilişkileri etkiliyorsa, bu öfkenin altında neler olduğuna bakmak önemli olabilir. Bazı kişilerde yoğun öfkenin altında incinme, değersizlik, haksızlığa uğrama, görülmeme ya da çaresizlik gibi başka duygular bulunabilir. Bugün yaşanan bir olay geçmişte benzer şekilde hissettiğimiz bir deneyimi de harekete geçirebilir. Ancak yoğun öfkeyi doğrudan bastırılmış çocukluk anılarının işareti” olarak değerlendirmek doğru değildir.

Geçmiş Yaşantılarımızı Anlamak

Bu işaretlerden veya durumlardan bazıları size tanıdık geliyorsa, bunların mutlaka çocuklukta yaşanmış bir travmadan kaynaklandığı sonucuna varmak doğru olmayabilir. Kaygı, depresif belirtiler, yoğun stres, ilişki sorunları ve yaşamımızdaki güncel koşullar da benzer güçlüklerle ilişkili olabilir. Ancak bugün tekrar tekrar yaşadığımız bazı duyguların, düşüncelerin ve ilişki örüntülerinin nereden geldiğini anlamaya çalışırken geçmiş yaşantılarımıza da bakabiliriz. Çocukken yaşadıklarımız, kendimizle ilgili neye inandığımızı, diğer insanlardan ne beklediğimizi ve zor duygularla nasıl baş ettiğimizi etkileyebilir.

Danışmanlık sürecinde de yalnızca bugün yaşanan soruna değil, bu sorunun kişinin yaşam öyküsü içinde nasıl bir anlam taşıdığına bakılabilir. Geçmişte yaşananları değiştirmek mümkün değildir; ancak geçmişte oluşan bazı düşüncelerin, duyguların ve baş etme yollarının bugün hala gerekli olup olmadığı üzerinde durulabilir. Böylece geçmişte yaşananların bugün kişi için ne anlama geldiğine ve geçmişte gelişen bazı baş etme yollarının bugün hala gerekli olup olmadığına daha yakından bakılabilir.

***Bu içerik olumsuz çocukluk yaşantılarının yetişkinlikteki olası etkileri hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kişiye özel değerlendirme, tanı veya tedavi önerisi niteliğinde değildir. Psikiyatrik değerlendirme, tanı veya tıbbi tedavi gerektiren durumlarda psikiyatri uzmanına başvurulmalıdır.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , Kategoriler: Genel

error: İçerik Korunuyor!