Bugün yaşadığımız bir sorunu anlamaya ya da çözmeye çalışırken neden yıllar önce yaşadıklarımıza bakıyoruz?
Bazen bugün verdiğimiz tepkileri yalnızca bugün yaşananlarla açıklamak zor olabilir ve geçmiş yaşantılarımız şimdiki sorunlarımızın kaynağını oluşturabilir.
Geçmiş deneyimlerimizle oluşan anı ağlarımız belirli bir şekilde düşünmemize ve belirli bir şekilde hissetmemize neden olarak kişilik özelliklerimizi ve tercihlerimizi oluşturur. Şimdiye ait bazı duygu, davranış ve tepkilerimiz, geçmişte yaşadığımız deneyimlerimizden kaynaklanır. Bu dile şöyle yansıyabilir:
- ‘Mantıken öyle hissetmemem gerektiğini biliyorum ama değersiz hissediyorum’
- ‘Mantıklı düşününce öyle olmadığını biliyorum ama içten içe yetersiz hissediyorum’
- ‘Neden bile bile aynı hataları yapmaya devam ediyorum, anlamıyorum’
- ‘Yanlış yaptığımı biliyorum ama kendimi böyle yapmaktan alıkoyamıyorum’
- ‘Yetersiz olmadığımı biliyorum ama içten içe kendimi yetersiz hissediyorum.”
- “Bir daha böyle davranmayacağım diyorum ama yine aynı şeyi yapıyorum.”
- “Neden hep benzer ilişkilerin içinde buluyorum kendimi?”
Bir şeyi mantıken bilmekle onu duygusal olarak hissedebilmek aynı şey değildir.
Bazı durumlarda, düşüncenizin ve hissinizin, olayı düşündüğünüzde mantıksız olduğunu bilirsiniz ancak içsel olarak hissettiğiniz şeye engel olamazsınız. İşte, böyle durumlarda, tepkiniz ver duygularınız geçmişte benzer hissettiğiniz başka bir yaşantıdan etkileniyor ve bu olaya aktarılıyor olabilir.
Geçmiş Yaşantılarımız Bugünkü Duygularımızı Nasıl Etkiler?
Çocukluk döneminde yaşadıklarımız kendimiz, diğer insanlar ve dünya hakkında bazı inançlara yol açar. Sık eleştirilen bir çocuk zamanla “Yeterince iyi değilim” diye düşünmeye başlayabilir. Duyguları önemsenmeyen biri “Hissettiklerim önemli değil” sonucuna varabilir. Hata yaptığında utandırılan bir çocuk hata yapmaktan korkabilir. Ne zaman ne olacağını kestiremediği bir ortamda büyüyen biri ise güvende kalabilmek için her şeyi kontrol etmeye ihtiyaç duyabilir. Bunlar çocukken içinde bulunduğumuz koşulları anlamlandırmak ya da baş etmek için gerekli olmuş olabilir. Ancak çocuklukta oluşan bazı düşünceler, duygular ve davranış biçimleri koşullar değişmesine rağmen yetişkinlikte de devam edebilir. Bu nedenle yalnızca “Şimdi ne oluyor?” sorusuna değil, “Bu duygu bana nereden tanıdık geliyor?” sorusuna da bakılabilir.
Neden Bazı Anıları Unuturken Bazılarını Hala Hatırlarız?
Altı gün önce ne yediğinizi hatırlamayabilirsiniz. Ama ilkokulda herkesin içinde alay edildiğiniz bir anı yıllar sonra bile hatırlıyor olabilirsiniz. Çünkü belleğimiz bütün yaşantıları aynı şekilde hatırlamaz. Özellikle duygusal açıdan önemli olayların bazı ayrıntıları, bunlarla ilişkili duygular ve bedensel duyumlar uzun yıllar geçmesine rağmen tüm ayrıntılarıyla hatırlanabilir. Bununla birlikte bir anıyı ayrıntılı hatırlamak onun mutlaka travmatik olduğu, hatırlamamak ise bizi etkilemediği anlamına gelmez.
Bazen geçmişte yaşadığımız bir durumla bugünkü bir olay arasında benzerlik olduğunda eski duygular yeniden ortaya çıkabilir. Örneğin çocukluğunda yoğun biçimde eleştirilmiş biri, yetişkin olduğunda yöneticisinden gelen küçük bir eleştiri karşısında beklediğinden çok daha fazla kaygılanabilir.
Kendimize böyle durumlarda şu soruyu sorabiliriz:
Bugün yaşanan şey, neden benim için bu kadar önemli?
“Mantıken Biliyorum Ama Böyle Hissediyorum” Bence geçmişle bugün arasındaki ilişkiyi en iyi anlatan cümlelerden biri budur.
Kişi değerli olduğunu düşünebilir ama reddedildiğinde kendisini bir anda değersiz hissedebilir. Başarılı olduğunu bilir ama küçük bir hata yaptığında “Ben başarısızım” düşüncesine kapılabilir. Partnerinin birkaç saat cevap vermemesinin terk edilmek anlamına gelmediğini bilir ama yine de yoğun bir terk edilme korkusu yaşayabilir.
Burada kişinin düşüncesiyle duygusu arasında bir mesafe vardır.
Çocukluğa Bakmak Ne Anlama Gelir?
Bugün yaşanan güçlüğü anlamlandırırken geçmiş deneyimlerin bununla bir bağlantısı olup olmadığını görebilmektir. Örneğin kişi bugün neden sınır koyamadığını anlamaya çalışıyorsa yalnızca “Nasıl hayır diyebilirim?” sorusuna bakmak yeterli olmayabilir. Hayır dediğinde ne hissettiği, ne olacağından korktuğu ve bu korkunun kendisi için ne ifade ettiği de önemlidir. Belki hayır demek onun için yalnızca bir sınır koymak değildir. Karşısındaki insanı üzmek, reddedilmek, sevilmemek ya da “kötü biri” olmak anlamına geliyor olabilir. Bugünkü davranışlarımızın geçmişte çok anlaşılır bir nedeni olduğunu fark etmek, kendimize başka bir yerden bakmamıza yardımcı olabilir. Ve başka ihtimallerin varlığını daha net görmemizi sağlar.
Geçmişi Anlamak Bugünü Anlamamıza Yardımcı Olabilir mi?
İnsanlar genellikle çocukluklarında yaşadıkları bir utanç anısını konuşmak için psikolojik destek aramazlar. Daha çok bugün yaşadıkları bir şey nedeniyle gelirler: tekrar eden bir ilişki sorunu, yoğun kaygı, terk edilme korkusu, değersizlik hissi, öfke, sınır koymakta zorlanma ya da kendilerini tekrar tekrar aynı yerde bulmaları gibi. Ancak bugünkü güçlüğe biraz daha yakından baktığımızda bazen daha eski bir hikayenin izleriyle karşılaşabiliriz.
Yetersizim, yeterince iyi değilim, aptalım, değersizim, başarısızım, başaramam, utanç vericiyim, kusurluyum, yalnızım ve hep yalnız kalacağım, terk edileceğim, güvende değilim, kontrol bende değil, güçsüzüm, bende bir sorun var, çaresizim, zayıfım, acizim, suçluyum, kötü biriyim… Kendimizle ilgili taşıdığımız bu tür olumsuz düşünce ve inançların nerede ve nasıl oluştuğunu anlamlandırmak önemlidir.
Kişinin geçmiş deneyimleriyle bugün kendisi hakkında neye inandığı arasındaki bağlantılara bakmak ve bunlar üzerinde çalışmak, geçmişle şimdinin birbirinden ayrılmasına ve geçmişte oluşmuş olumsuz inançların zamanla gücünü kaybetmesine ve böylece kişinin kendisine artık geçmişin gözünden değil, bugünkü haliyle daha güçlü, yeterli ve değerli bir yerden görebilmesine alan açar.
***Bu içerik geçmiş yaşantılar hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kişiye özel değerlendirme, tanı veya tedavi önerisi niteliğinde değildir. Tanı veya tıbbi tedavi gerektiren durumlarda psikiyatri uzmanına başvurulmalıdır.
Yazının devamı niteliğinde olan Geçmişin Şimdiye Etkisi başlıklı yazıyı okumak için başlığı tıklayınız.