Hata: İletişim formu bulunamadı.

Schedule a Visit

Nulla vehicula fermentum nulla, a lobortis nisl vestibulum vel. Phasellus eget velit at.

Call us:
1-800-123-4567

Send an email:
monica.wayne@example.com

Bağlanma Korkusu

6 yıl önce · · 2 yorum

Bağlanma Korkusu

Bağlanma korkusu olanlar, bilinçdışında gerçek yakınlaşmanın asla mümkün olamayacağına inanırlar. Bir ilişkiye başlarken her zaman ilişkinin devam etmeme riski ya da terkedilme (kaybetme) riski olabilir. Bağlanma korkusu olmayanlar için bu durum göze alınabilir ve atlatılabilecek bir durumdur. Ancak, bağlanma korkusu olan kişiler için bu durumlar büyük ve baş edemeyecekleri bir tehdit gibi algılanır. Bu bir varoluş meselesidir. Terk edilmek, bilinçdışında ölmekle eşdeğerdir. Bu nedenle, bu kişiler kendilerini güvende hissetmek için çok yakınlaşmadan ve bağlanmadan ilişki yürütürler.

Salgın Psikolojisi

6 yıl önce · · 2 yorum

Salgın Psikolojisi

Zor zamanlardan geçiyor ve olağandışı bir durum yaşıyoruz. Bu duruma kollektif travma adını veriyoruz. Bu kollektif travmanın en temel duyguları ise kaygı ve çaresizlik duygularıdır. Bu duygular en az virüsün kendisi kadar bulaşıcı ve içeride sistemimizi tetikliyor. Ayrıca, bu travmayla beraber pek çok kişinin eski travmaları da tetiklendi.

Salgının yaşattığı kaygı ve çaresizlik duygularına tepki verme şeklimiz ise kişiden kişiye farklılık gösteriyor. Hepimiz, bu süreçte otonom sinir sistemimiz tarafından yönetilen kaçma savaşma ya da donma tepkilerinden birini gösteriyoruz. Bu sistemimiz tarafından otomatik olarak belirleniyor.

Kayıp, Yas Süreci ve EMDR III

6 yıl önce · · 0 yorum

Kayıp, Yas Süreci ve EMDR III

Kayıp ile ilgili Yanlış İnanışlar

Yas zamanla azalır.

Herkes aynı şekilde yas tutar.

Yas bir yıl içinde kaybolur.

Tutulan yasın yoğunluğu ve süresi ölen kişiye olan sevgi ifadesidir.

Ölen kişinin ardından sağlıklı olabilmek için o kişiyi kafandan atman lazım.

Eğer günün 24 saati üzgün değilsen bu onu sevmediğinin kanıtıdır.

Eğer bu kadar yıl sonra hala onun için bazen ağlıyorsan bu süreci atlatamamışsın demektir.

Sevdiğin kişiyle hala bir iletişimin varsa delirmişsin demektir.

Kayıp Yaşandığında EMDR Almak Süreci Nasıl Değiştirir?

Kayıp ve Yas Süreci ve EMDR II

6 yıl önce · · 0 yorum

Kayıp ve Yas Süreci ve EMDR II

Ölen Kişiyle Bağları Sürdürmek

Sevdiği kişiyi kaybeden insanlar, ölen sevdikleriyle aralarındaki bağı sürdürürler. Araştırmalar; ölen kişiyle var olan ilişkinin içselleştirilmesinin, yas tutan kişinin, ölüm kaynaklı kalıcı ayrılığı tolere etmesine izin verdiğini ortaya koymaktadır. Tıpkı, küçük bir çocuğun bağlanma figürüyle (temel bakım veren kişi, çoğunlukla anne) kurduğu güvenli ilişkiyi içselleştirerek bu kişiden ayrı kalabilmeyi tolere edebilmesi gibi. Kayıp sonrasında uygulanan EMDR işte tam da bu içselleştirmeyi yapmaktadır.

Kayıp ve Yas Süreci

6 yıl önce · · 0 yorum

Kayıp ve Yas Süreci

Kayıp ve Yas Süreci

Bir sevdiğimizi ya da yakınımızı kaybettiğimizde, kaybın ardından yoğun keder hissederiz ve yas süreci başlar. Yas tutan kişinin kayıpla ve kaybın sebep olduğu yoksunlukla ilişkili üzüntü, depresyon ve suçluluk gibi duyguları olur. Kaybın gerçek olmamasına yönelik arzular oluşur. Zihin sürekli ölen kişiyle meşguldür.

Yas nedir?

Yas tutma; bir kayıp yaşandıktan sonra kişinin yeniden hayattaki yönünü belirlemesini destekleyen, kayba alışmak ya da uyum sağlamakla ilgili bir adaptasyon çabasıdır. Sadece sevilen kişinin değil sevilen kişiyle ilişkili her şeyin kaybına uyum sağlama çabasıdır.

Kayıp sonrasında; bağlanma stili dönüşüm geçirir. Hayattayken sevme halinden, yokluktaki sevme haline dönüşme durumu oluşur. Sevilen kişinin içsel temsiline uyum sağlama durumu, EMDR Terapisi ile Yası çalışmanın merkezini oluşturmaktadır.

Brainspotting nedir? Ne işe yarar?

6 yıl önce · · 0 yorum

Brainspotting nedir? Ne işe yarar?

Beynimiz ve bedenimiz sürekli bir etkileşim içindedir. Sinir sistemi, bedenimizin içinden ve dış çevreden gelen çok sayıda bilgiyi aynı anda işler; buna göre zihnimiz, duygularımız, bedensel tepkilerimiz ve davranışlarımız şekillenir.

Brainspotting bu beyin-beden bağlantısını merkeze alan bir yöntemdir. Yaklaşımda, zorlayıcı bir yaşantı ya da duygu üzerinde durulurken kişinin bakış yönüyle içsel deneyimi arasında bir ilişki olabileceği düşünülür. Belirli göz pozisyonları üzerinden duygu ve bedensel duyumlara odaklanılır.

Brainspotting, 2003 yılında  David Grand,PhD. tarafından geliştirilmiştir. Grand, EMDR uygulamaları sırasında bazı göz pozisyonlarının danışanların yaşadığı duygusal ve bedensel deneyimlerle bağlantılı olabileceğini gözlemlemiş ve bu gözlemler zaman içerisinde Brainspotting yaklaşımını geliştirmesine zemin hazırlamıştır.

Yöntemin temelinde sıklıkla kullanılan Where you look affects how you feel”, yani Nereye baktığınız nasıl hissettiğinizi etkiler” düşüncesi yer alır. Peki bir göz pozisyonunun duygularımızla nasıl bir ilgisi olabilir?

Brainspotting nedir? Nasıl uygulanır?

6 yıl önce · · 0 yorum

Brainspotting nedir? Nasıl uygulanır?

Brainspotting Hakkında

Hayatta ve dengede kalabilmemiz için beynimiz, her gün 24 saat boyunca bedenimizdeki her bir hücreyi, organı ve sistemi gözlemleyerek düzenler. Bunu mümkün hale getiren, beynimizdeki milyarlarca sinir hücresi ve bu sinir hücreleri arasındaki sonsuz bağlantıdır. Brainspottingin, dengesi bozulmuş (ilkel hayatta kalma modlarında donup kalmış olan) alanları (sistemleri) saptayıp işlemlemek ve serbest bırakmak amacıyla beyin-beden bağlantısına erişerek yeniden düzenleme yaptığı öne sürülmektedir.

EMDR’nin Acı Anılar Üzerindeki Etkisi Nedir?

6 yıl önce · · 0 yorum

EMDR’nin Acı Anılar Üzerindeki Etkisi Nedir?

EMDR; Eye Movement Desensitization and Reprocessing kelimelerinin baş harflerinin kısaltmasıdır. Türkçede Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme anlamına gelir.

EMDR; özellikle travmatik ve örseleyici yaşam deneyimleriyle çalışmada kullanılan yapılandırılmış bir psikoterapi yaklaşımıdır. Uygulama sırasında göz hareketleri, işitsel ya da dokunsal uyaranlar gibi çift yönlü uyarımlardan yararlanılır.

EMDR’nin nasıl etki gösterdiğini açıklamaya yönelik farklı bilimsel modeller bulunmaktadır. Etki mekanizmasıyla ilgili araştırmalar günümüzde de devam etmektedir.

EMDR’nin amacı geçmişi silmek değil, geçmişte kalan bir yaşantının bugün üzerindeki etkisini çalışmaktır.

EMDR’nin belki de en çok yanlış anlaşılan taraflarından biri budur.

EMDR anı silme yöntemi değildir.

Geçmişte yaşadığımız bir olay hayat hikayemizin bir parçasıdır. Ama bir olayın hatırlanıyor olmasıyla, o olayı her hatırladığımızda aynı yoğun duyguyu yeniden yaşamak aynı şey değildir. Travmatik veya örseleyici yaşantılarla çalışırken amaç kişinin geçmişini unutması değildir. Üzerinde çalışılan yaşantıyla ilişkili düşünceler, duygular ve bedensel tepkiler ele alınır. Bazen kişinin geçmişiyle ilgili perspektifinde değişiklikler olabilir. Daha önce fark etmediği bağlantıları fark edebilir, olayın kendisi veya kendisiyle ilgili farklı bir bakış açısı geliştirebilir. Olayla ilgili duygu yükü azalabilir ve olayın anlamı değişebilir.

error: İçerik Korunuyor!